HPV asisi NTV haber

Standard

HPV yani rahim agzi kanseri icin gelistirilen asilarin promosyonu Turkiye’de de ayni hizla devam etmekte.
Rahim agzi kanserinden korunmasi icin kizlar 9 yas itibariyle asilanmaya tesvik ediliyor.
Kansere yakalanmak icin cinsel iliskiye girmis olmasi gereken kisi, eger sadik bir iliski yasiyorsa buna ihtiyac da duymayabiliyor.
Rahim agzi kanserinin uzmani aciklamasinda ustune bastira bastira soyledi. Asilarin koruyuculugu henuz kanitlanmadi. En gecerli yontem her yil duzenli popsmear testi yapilmasi.

Bu asi tarihin en kisa zamanda onaylanip piyasaya surulen asisi. Ayrica cok kisa bir sure icinde diger asilarla kiyaslandiginda en yuksek yan etkiyi veren asi konumunda.

Lutfen tanidiklarinizi uyarin!

HPV asi haberi videosu

Videoda %100 koruma saglar diyen doktorumuzu bir uyaran cikacak mi acaba merakla bekliyorum!

Grip asi sirasi kopeklerde, sonra belki sira baliklara gelir

Standard

Sanirim baktilar ki artik insanlar cok fazla ragbet etmemeye basladi bu grip asisina, bosalan asilari kopeklere hatta belki fantazi bu ya ilerde baliklara vurmaya baslarlar.

Fantazi bu ya kismi baligi kapsiyor, kopege vurulan grip asisi tamamen gercek.

Haber soyle :

Tatil donemlerinde insanlar, besledikleri hayvanlari barinaklara biraktiklari icin veya bakim icin gittikleri merkezlerde grip virusu ile karsilasiyorlar. Aktif salgin cok bulasici kanin (kopekdisi) gribi New York’ta, Massachusetts’de, Connecticut, Colorado ve Texas’ta, California’da gozlendi. Bu gozlemleri yapan: Merck & Co, kopek grip asisinin ayni zamanda ureticisi.

Inanca gore virus ilk 2004 yilinda tazi cinsi kopeklerde goruldu, CDC (Centers for Disease Control and Prevention)bildiriyor. Atlardan kopeklere sicrayan virus Merck’e gore 38 ayri eyalette gorulmus. Belirtiler insanlardakiyle ayni.Kalici oksuruk, yogun burun sivisi, ve ciddi vakalarda ates ve solunum sorunlari. Veteriner tespitinden sonra burundan alinan ornekle veya kan testiyle bazi universitelerde veya ozel labratuvarlarda yapilan test sonucu onaylaniyor. Pfizer Inc. Subat ayinda kendi asisini piyasaya surmus bile.

Konuyu cok merak edenler asagidaki linkten devamini okuyabilirler.

Kaynak: http://online.wsj.com/article/SB10001424052970204058404577108402694256984.html

Tabibler Birligi 2010 Raporu

Standard

Asinin yan etkileriyle ilgili bir raporu Tabibler Birligi (Institute of Medicine) yayinlandiginda asiyla ilgili sizin suphelerinizi suya dusurecek bilgiler okumak istersiniz, degil mi?

Raporun MMR asisinin kizamiga, havaleye, anaphylaxis’e (anafilaksi) ve diger saglik sorunlarina neden oldugunu kabul etmesini beklemezsiniz.

Pharma endustrisi icin calistigi uzun zamandir bilinen, hatta Bill Gates, Ted Turner gibi global elitistlerce on milyonlarca dolar odeme yapilan bu birlik, son raporunda MMR asisinin otizmle baglantili olmadigini deklare ediyor. Oysa rapor sadece bundan ibaret degil.

Peki rapordaki gercekler neler ? Asilari bagislamaya kalkip, saglik suphelerini gormezden gelse bile, rapor acikca asilari kizamiga, atesli havaleye, anafilaksik sok ve diger ölümcül yan etkilere neden oldugunu acikca kabul ediyor. Bunun yani sira pekcok tuhaf yan etkiye de neden oldugunu aciklamaktan kacinmiyor. Ornegin deri lezyonu, nefes alip vermede gucluk, canli virus enfeksiyonu.

Dahasi asilar otizme neden olmuyor sonucu da hatali cunku Tabibler Birligi otistik cocuk sahibi bir aileyle bile gorusmedi.

Ayni grup tamamen hatali ve yanlis yonlendirme yaptigi D vitamin raporunda da gunluk 600 IUs’den fazla D vitamini alinmamasi gerektigini bildirmisti. Boylece Amerika’daki bir numarali kansere yakalanma nedenine katkida bulunmustu.

Gercekte pekcok insan saglik seviyesini korumak icin gunde 10,000 IUs vitamin D’ye ihtiyac duymaktadir.

Ayni birlik 2010 yili sonlarinda ortaya cikan Guetamala tutuklulari uzerinde tibbi deneyler yapilmasi sucuna da dahil olmustur. Guetamala tutuklulari uzerinde yapilan bu deneyler ortaya cikinca, Basbakan Obama ozur dileyen bir konusma yapmis ve durumu duzeltmek icin prestijli Tabibler Birligini konu hakkinda arastirma yapmak uzere atamistir !!!!

Tabibler Birligi raporu olumcul asilar hakkinda ne ortaya cikariyor:

1- Tabibler Birligi asi raporu Bill&Melinda Gates Foundation ve askeri silah ureticileri tarafindan gozden gecirildi.

8.nci sayfada goreceginiz gibi rapor Bill &Melinda Gates Foundation’dan Chris Wilson tarafindan gozden gecirildi. Bu grup acikca asilarin ve kisirlik teknolojilerinin dunya nufusunun dusurulmesinde kullanilmasini desteklemektedir.(http://www.naturalnews.com/029911_vaccines_Bill_Gates.html)

Ikinci olarak rapor savunma bakanligi muteahit firmasi Northrop Grumman’dan Sam Shekar tarafindan incelenmistir, ki bu silah ureticileri ve askeri teknoloji muhendisleri firmasi, asi enformasyon teknolojisi programi yonetmek icin CDC’den 5 milyar dolar almistir.(buyuk ihtimalle ayni IBM’in nazilere II. Dunya Savas’inda sattigi, toplama kamplarina getirilen yahudileri takip etmek icin kullanilan programin benzerini bu sefer asilanmis kisileri izleyebilmek icin kullanmak uzere bir program)(http://www.ibmandtheholocaust.com/home.php)

2- Tabibler Birligi bu rapor icin YENI bir arastirma yapmamistir. 12000 eski asi arastirmalarinin derlemesiyle rapor hazirlanmistir. Ki bu arastirmalar cogunlukla asi yanlilari tarafindan yapilmis, bilimsel olma ozelligi tasimayan, Pharma propogandacilarinin urunleridir.

British Medical Journal Dr. Andrew Wakefield hakkindaki yanlis iddialari nedeniyle genis bir kesim tarafindan kredisini kaybetmis olmasina ragmen Tabibler Birligi butun medical journallarin belgelerini durust, guvenilir kaynak olarak gostermistir. Nerdeyse medical journallarin cogu ilac firmalarinin reklamlariyla kendilerini finanse etmektedirler.

Boylece 12000 arastirmanin hicbir degeri yoktur. Eger gercekten asilarin cocuklarda neye yol actigini ogrenmek istiyorlarsa, Dr. Wakefield gibi gidip otistik cocuklarin aileleriyle gorusmelilerdi. Dr. Wakefield asilarin mide ve bagirsaklarda sorun yaratabilecegini ileri surmustu. hicbir zaman asilar otizme yol aciyor dememistir.

Tabibler BIrligi hicbir otistik cocugu olan aileyle gorusmemis, ileride de bunu yapmak veya ailelerden guvenilir bilgi toplamak gibi bir tavri yoktur. Oysa bu norolojik hastalik nedense hemen asilandiktan sonra cocuklarda gorulmeye baslaniyor.

3- Tabibler Birligi Raporu acikca kabul etmektedir ki aslarin “yararlarini” onemsememektedir.

Eski medya raporda Birligin asilarin guvenilir ve faydali oldugunu kanitladigini soylemektedir ancak Tabibler Birligi acikca raporunda asilarin yararli olduguyla ilgili hicbir degerlendirmede bulunmadigini soyler.

“We were not charged with assessing the benefits of vaccines, with weighing benefits and costs, or with deciding how, when, and to whom vaccines should be administered. The committee was not charged with making vaccine policy,” says Ellen Wright Clayton of the Chair Committee to Review Adverse Effects of Vaccines.

Rapor der ki, ” 2009 H1N1 influenza asisi Countermeasures Injury Compensation Program tarafindan sigorta kapsamindalardir ve bu asinin guvenligine dair kanitlar bu raporda bulunmamaktadir.

Influenza asisi asilarin icinde en tehlileki asidir cunku influenzayi tesvik ettigi, ve gelecek enfeksiyonlara karsi bagisiklik sistemini zayiflattigi kanitlanmistir.(http://www.naturalnews.com/029641_vaccines_junk_science.html).
Iste bu nedenle her kis gribe yakalananlarin cogu daha onceden asilanmis olanlardir. (Ayni nedenle gripten olumlerin cogu gribe karsi asilanmis insanlardir.)

4- Tabibler Birligi dogru datalari olmadigini kabul etmektedir.

Raporun girisinde toplam olarak asilarin yan etkilerini degelendirecekleri datalara sahip olmadiklarini acikca kabul etmektedirler.
“…we learned some lessons that may be of value for future efforts to evaluate vaccine safety. One is that some issues simply cannot be resolved with currently available epidemiologic data…” says the report.

Baska carpitilmis mantikta da Tabibler Birligi pekcok asinin yan etkisinin “dogal enfeksiyon” olarak suclandigini kabul etmistir.
“Some adverse events caused by vaccines are also caused by the natural infection. These effects often cannot be detected by epidemiologic methods, which typically cannot distinguish between the adverse events that are caused by the vaccine itself and the decrease in adverse events due to the decreased rate of natural infection.”

5- Tabibler Birligi’nin yaptigi butun cikarimlar (sonuc kisimlari) kisa vadeli ve tek asi uzerinedir.
Rapor hicbir sekilde uzun vadede ortaya cikacak yan etkileri veya coklu asilarin neden olabilecegi bagisiklik sistemi ve sinir sistemi sorunlarini onemsememektedir.

Ornegin eger otizm asi vurulmasindan 15 gun sonra gorulmeye baslanirsa bunu Tabibler Birligi gormezden geliyor. Eger cocuk sinir sisteminden hasar gorduyse asi sonrasi, ama doktoru bunun asidan ne kadar zaman sonra gerceklestigini yan etki raporuna yazmadiysa, bu rapor da gormezden geliniyor, cope atiliyor.

6- Tabibler Birligi raporu asilarin bulasici hastaliklara neden oldugunu hala kabul etmektedir!

Bu bolum gercekten muhtesem. Cunku eski medya hala raporun asilar guvenli dedigini haber veriyorlar cunku belli ki henuz okumamislar raporu. Cunku raporun 574ncu sayfasinda MMR asisi kizamiga neden olur yazmakta.

Iste Tabiber Birligi Raporunun diger cikarimlari. Bunlar eski medya tarafindan size soylenmeyecektir cunku hepsini kontrol eden farmasutikal faydalar sozkonusudur:

• MMR asisi “ikna edici duzeyde” kizamikla baglantili

• MMR asisi “ikna edici duzeyde” atesli havale ile baglantili

• MMR asisi “ikna edici duzeyde” anaphylaxis ile baglantilidir. (Birkac dakika icinde ölümle sonuçlanan alerjik reaksiyon). MMR asisi sonucu hayatlarini kaybeden pekcok cocugun ölüm sebebi bu alerjik reaksiyon.

• MMR asisi muhtemelen kadin ve cocuklarda gecici arthralgia (Lezyonsuz eklem ağrısı) ile baglantilidir.

• Sucicegi asisi “ikna edici duzeyde” Disseminated Oka VZV ile baglantilidir. Viral bir hastalik (Varicella Zoster Virus) ciltte lezyona yol aciyor ayrica akciger ve beyni sariyor. Bu asinin yol actigi VZV enfeksiyonu da sucicegi asisinin canli virus tasidigini kanitliyor.

• Sucicegi asisi “ikna edici duzeyde” Vaccine Strain Viral Reactivation’la baglantili. Yani asi canli virusler barindiriyor ve virusler insan vucuduna girdikten sonra yeniden canlaniyor ve cogalarak sicrayip enfeksiyona neden oluyor.

• Sucicegi asisi “ikna edici duzeyde” anaphylaxis ile baglantili, birkac dakika icinde ölümle sonuçlanan alerjik reaksiyon. (Yukarda MMR asisi ile bahsedilen)

• Influenza asisi “ikna edici duzeyde” anaphylaxis ile baglantili, ki bu nedenle grip asisi pekcok cocugun ölümüne neden oldu. (http://www.naturalnews.com/029586_Australia_vaccines.html).

• Influenza asisi muhtemelen Oculorespiratory Syndrome’u ile baglantili, cift tarafli konjunktivit, yuzde odem ve ust solunum semptomlarina yol actigi belirtilen asi reaksiyonuBu bir kez daha kanitliyor ki asilar insanlar icin tehlikelidir.

• Hepatitis B asisi “ikna edici duzeyde” anaphylaxis’e neden olmakta.

• HPV asisi (rahimagzi kanseri icin) da muhtemelen anaphylaxis’e neden olmakta.

• TT (Tetanus Toxoid) asisi da muhtemelen anaphylaxis’e neden olmakta.

• Meningo-Coccal asisi “ikna edici duzeyde” anaphylaxis’e neden olmakta.

• Asi siringa edilmesi (her turlusu) “ikna edici duzeyde” Deltoid Bursitis (asilanan bolgede ciddi aci ve sismeye) ve Syncope (bilinc kaybina)’a neden oluyor. Bunlarin sebebi suphesiz imun reaksiyon olusmasi icin asinin icine konan toksik kimyasal adjuvanlardir.Bu adjuvanlar norotoksik olarak bilinmektedir. http://www.naturalnews.com/026717_vaccine_flu_swine.html

Tabibler Birligi raporunun asilar ile asagidaki hastaliklar arasindaki linkleri gormezden geldigine de sasirmadik:

• Guillain-Barre Syndrome
• Multiple Sclerosis
• Chronic Inflammatory Disseminated Polyneuropathy
• Asthma Exacerbation
• Autism
• Lupus
• Type-1 diabetes
• Rheumatoid arthritis
• Autoimmune hepatitis
• Chronic Fatigue Syndrome
• Fibromyalgia
• Meningitis
• Myocardial Infarction
• Infantile spasms (bebeklik donemi spazmlari)
• Optic neuritis
• Bell’s Palsy
• Arthropathy
• Encephalopathy
• Transverse myelitis
• Sudden Infant Death Syndrome (Ani cocuk ölümü sendromu)

Yukardaki hastaliklarla asinin iliskilendirilmeme sebebine Tabibler Birligi “yeterli kanit bulunamamasi” diyor.

Asilari ciddi olarak arastirmak istiyorsaniz kanitlari bagimsiz olmali. Sistem icinden degil. Kanitlara asi olan ve olmayan cocuklara, otistik cocuklara, ailelerine bakabilecek bagimsiz bir goz gerekmekte.

Bu arastirma seklini tabii ki asi endustrisi reddetmekte. Cunku herhangi bir durust karsilastirma asilarin ne kadar zararli ve ölümcül olduklarini ortaya koyacaktir. Arti, asilar zaten calismamaktadir. Pekcok salgin hastalik donemlerinde gorulmustur ki hastaliga yakalananlarin cogu asilanan cocuklardir.

Ayrica bu bir tesaduf degildir. Asilarin icinde canli virusler vardir ve hastalik yayarlar. Asilar tamamen toplumun saglik oyunudur. Topluma hastalik yayilir, hastalik bazilarini ölüdürür (Bill Gates’in nufus artisi kontrolu programi) hayatta kalanlar da hastanelik olur tedavileri icin ( sirketlerin karlarini artirir)

Asagida kaynagi gosterilen yazinin cevirisi sadece rapor cercevesinde yapilmistir.
Yazinin ingilizce orijinalinin tamami icin asagidaki linkten yararlanabilirsiniz.

Tabibler Birligi Raporun tamami: http://naturalnews.com/files/Adverse-Effects-of-Vaccines-Evidence-Causality.pdf
Kaynak: http://www.naturalnews.com/033447_Institute_of_Medicine_vaccines.html

Asi guvenilirligi: Insanliga karsi islenen suc!!!

Standard

*Her zaman bize asilar guvenilir dediler, peki hic asilar guvenilir degildir tarafini arastirdik mi? Bu konudaki arastirmalar cok az, yapilan arastirmalar hasta olmayan, ilac kullanmayan, saglikli cocuklar ustunde yapildi, uzun sureli arastirmalar degil.

Ama asilar onaylandiktan sonra herkese vurulmaya baslandi. Cocuklara, buyuklere, kronik hastaligi olanlara, ilac kullananlara.

Butun bunlari icine alan bir arastirma olmadikca asilarin guvenilirligi bilinebilir mi?

(Safe)Guvenilir ve (effective) etkili
Asilar guvenilir ve sizi hasta olmaktan korur.
Etkili demek:: Asi vucudunuzua vurulduktan sonra antibodyler olusturdu.Cunku asinin gorevi bu.
Ama antibody’nin olmasi senin hastaliga yakalanmayacagin fikrini yaratiyor!
Pek cok arastirma var ki antibodyler ustune, gercekten antibodyler nedir emin degiliz diyor.

Gectigimiz yillarda kabakulak ve bogmaca salginlariyla karsi karsiya kaldik. Iowa’da hastaliga yakalanan cocuklarin %67 en az bir bazilari iki MMR asisi olmustu.
California’daki bogmaca salgininda hastaliga yakalanan cocuklarin cogunlugu butun bogmaca asilarini olmuslardi.
Ordu da kizamik kizamikcik asilarini olmus kisilerin yeniden hastaliga yakalandiklarini biliyoruz.
4 tetanoz asisi olup, tibben koruyucu antibody seviyesine sahiptir denen kisilerin hala tetanoz olduklarini biliyoruz.
Yani antibodylere sahip olmaniz, hastaliga yakalanmayacaginizin garantisi degildir.
biz asilanma (vaccination) ve bagisiklik (immunization) kelimelerini esanlamli saniyoruz, oysa degiller.
asilamak, asi siringa etmek demektir
bagisiklik ise hastaliga bagisikli olmak demektir
Bagisiklik virus veya bakterinin, cogunlukla virusun yol actigi hastaligi gecirmis ve vucudun onu taniyor demektir.
Asi ile olusturulan anibodylerin vucutta kalisi gecici olabileceginden, pek cok asinin tekrarlari mevcuttur.
Kizamik, kizamikcik, kabakulak gibi hastaliklari gecirenler de ise iki turlu bagisiklik saglanir. Biri Th2 antibody olusturur, Th1 vucudu bagisik hale getirir.
Bebekler dogdugunda, tanim icabi gelismemis dogarlar (immature) Sinir sistemleri gelismemistir, bagisiklik sistemleri gelismemistir, akcigerlerinin derin nefeslere ihtiyaci vardir gelisimleri icin.
Bebeklerin ilk derin nefesleriyle butun sistemleri ayni anda calismaya baslar. Hormonlar vs. Ayni uzay mekiginin firlatilmasi hali gibidir. OYsa biz ne yapiyoruz? Dogduklarindan bir kac dakika sonra Latex, Vitamin K asisi (ki cok dusuk bir olasilikla kan bozuklugu yasanmaktadir o bebekte), asida 9mg benzyl alchol b ulunmakta ve Kanada’da pediatri alaninda yapilan arastirmalarda, Vit K asisinin bebeklere verilmesiyle, karacigerin yeterince gelismemesinden kaynaklanan ve verileni hazmedemediginden ileride daha ciddi sorunlara yol actigi tespit edilmis. Dogumlarindan birkac saat sonra Hepatit B asisi vuruyoruz.
Guney Asya’da kadinlarin %10u kanlarinda Hep B virusu tasiyorlardi. Bu bilgi dogrultusunda Amerika’daki cocuklar da dogar dogmaz bu asiyi vurulmaya basladi.

8 haftalik bebek, 56 gundur bu hayatta olan bebek, ilk saglik taramasina gidiyor. Bu doktor ziyaretinde belki 6-7 adet asi oluyorlar. Dbat, Polio, baska bir Hep-B asisi, Hib, Prevenar. Her bir asi kimyasallarla dolu. Aluminyum, Polysorbate 80 (kisirliga neden oluyor) ve bagisiklik sisteminde soruna yol acabilecek pek cok zehirli kimyasal. Bu proses 2 ayda 4 ayda 6 ayda tekararlanirken, 1 yasina geldiklerinde bir baska buyuk dozda asi vurulmakta.
1 yasina geldiginde cocuk 70’in uzerine degisik antigen ve olculemeyecek kadar cok kimyasal enjekte edilmis olmakta. Benim fikrime gore iki asi en yuksek kimyasal orana sahip. MMR ve su cicegi. Ikisi de mg duzeyinde jelatin tasimakta ki bu kan beyin bariyerini gecip beyinde iltihaplanmaya yol acmakta gelisimlerinin meydana geldigi bu ilk yillarda.
6 ay olana kadar pek cok asi olmaktalar. 8 aylik olduklarinda kronik kulak iltihaplanmalari basliyor ve antibiyotik aliyorlar, sonra baska bir kulak iltihaplanmasi baska bir antibiyotik. Bu bagirsaklarinda sorunlara yol acmaya basliyor. 1 yas kontrollerinde diger asilarini olan cocuklarin gelisimleri gerilemeye basliyor ve otizm basliyor. Asilar bu konuda hic suclanamiyor. Asi haricindeki hersey bunun nedeni olabilir ama asilar degil deniyor. Oysa simdi 9-10-11 yasindaki daha buyuk cocuklarda da asi yaralanmalari goruyoruz. Rahim kanserine karsi korudugu soylenen Gardasil asisini olan cocuklar ki bunlar atletlerdi, muzisyenlerdi, okullarinda cok basarililardi, ve birden havale gecirmeye basladilar, ve kronik olarak hasta hale geldiler.

Gribe gelince bu cok ilginc bir hastalik. Cok buyuk olay haline getiriliyor. Insanlarin icine korku ekiliyor. Hersene baska bir isimle karsimizda. Cocuklara yapiliyor cunku yeterince gelismemisler, buyuklere yapiliyor cunku is kaybi olmasini istemiyorlar, yaslilara yapiliyor cunku olmelerini istemiyorlar. Oysa arastirmalar gosteriyor ki grip asisi calismamakta. Hicbir fayda gostermemekte. Bir seker hapi ne kadar ise yararsa grip asisi da o kadar ise yaramaktadir.
6000 kisi her yil gripten olmekte diye acikliyorlar ancak kendi bilgileri de yalan. 700 kisi oldu gripten, bunlarin cogu 80 yasin uzerindeki yaslilardi.
Vitamin D sizi kis aylarinda gripten koruyan tek etkili seydir. Vitamin D sevyesi yazin yukselince grip dusmekte, kisin dusunce grip yukselmekte. Bana gore grip kuslar gibi goc etmiyor butun bir yil burda. ANcak degisen vitamin D seviyesiyle baglantili.
1801 cicek asisindan bu yana asilarin guvenilirligine inanildi ve politik olarak asilama yapmak, butunun sagligini korumak konusunda mecburi goruldu. Asilar sizi hastaliktan koruyacak, hasta olmamalisiniz, bunun icin asi olmalisiniz. Asi olmazsaniz hasta olur, hasta edersiniz. Toplumun yarari icin herkes asi olmali. Ama zaman degisti. O tarihte sadece bir asi vardi. Simdi ise 16 degisik asi var ve bunlarin tekrarlamalari. Su anda o donemlerden daha cok hastaliga sahibiz cocuklar ve buyukler olarak. Mesela kronik diabet. Pek cok ilaci, uzun sure almak zorunda olan kisiler var. Bunlar asilanmadan once zaten sagliksiz kategorisindeler. Bunlarin ayri olarak ele alinmasi gerekiyor asilanmadan once. Cunku o kisinin hastaliga yakalanmasindan dogacak hasar ile asinin yolacacagi hasar farkli olacaktir.
Benim fikrime gore asinin yol actigi yan etkiler agrimis ve sismis koldan, astim, alerjiler, egzama, ADD, ADHD, kanser, insulin bagimlisi diyabet ve otizme kadar gidiyor. Otizm bence asinin beyinde yol actigi hasarin en son adimi. Su anda en sagliksiz cocuk nesline sahibiz. En buyuk endustri su anda pharmaceutical. Kollari heryerde. LObileri, okullarda asilarin mecbur edilmesi. Parmaklari pek cok kurumun icinde. Medyada. Onlar heryerdeler. Ilac kaynakli pharmaceutical endustrilerini korumak icin. Medya Pharma tarafindan sponsor edilmekte. Showlarinin bir numarali sponsoru ilaclar. 6 haberlerini seyredin ve gorun kac tane ilac firmasinin reklami var.
Gercekten inandigim sey su; eger asilari tumden durdurursak, asi endustrisini ve herkesin Vitamin D seviyesini 80nanogram’a cikarirsak ve temel yasam kosullarina sahip olursak, egzersiz yaparak, organik tuketerek, bol bol su icerek, ve yeterince uyku (cok onemli)alarak, gercekten eminim ki bir nesilde kronik hastaliklarin cogu yok olacaktir. Hala Pharma endustrisine sahip olabiliriz, onemli seyler icin. Akut hastaliklar icin. Hala bobrek tasi dusuren insanlar olacak, dusup kemigini kiranlar. Ilac endustrisine ihtiyacimiz var ama 500 milyar dolarlik bir endstriye ve bu endustrinin dogumdan bu yana kendi eliyle cikardigi hastaliklar icin gelistirdigi ilaclara ve asilara ihtiyacimiz yok

Grip Asisinin icinde neler var ?

Standard

** 2011/2012 FDA APPROVED FLU VACCINES **

1. FLUZONE Sanofi Pasteur tarafindan uretildi

** Icerigindeki zehirli bilesenler **
Formaldehyde: (Carcinogen) Kansere neden oluyor
Octylphenol Ethoxylate: (Immunotoxin) Bagisiklik sistemini zehirliyor
Thimerosal: (Neurotoxin) Sinir sistemini zehirliyor

2. FLUVIRIN Novartis tarafindan uretildi

** Icerigindeki zehirli bilesenler **
Beta-Propiolactone: (Carcinogen) Kansere neden oluyor
Nonylphenol Ethoxylate: (Immunotoxin) Bagisiklik sistemini zehirliyor
Neomycin: (Immunotoxin) Bagisiklik sistemini zehirliyor
Polymyxin: (Neurotoxin) Sinir sistemini zehirliyor
Thimerosal: (Neurotoxin) Sinir sistemini zehirliyor

3. FLUMIST MedImmune, LLC tarafindan uretildi

** Icerigindeki zehirli bilesenler **
Dibasic Potassium Phosphate: (Immunotoxin) Bagisiklik sistemini zehirliyor
Gentamicin Sulfate: (Nephrotoxic) Sinir sistemini zehirliyor
Monobasic Potassium Phosphate: (Immunotoxin) Bagisiklik sistemini zehirliyor
Monosodium Glutamate: (Neurotoxin) Sinir sistemini zehirliyor

4. FLULAVAL GlaxoSmithKline tarafindan uretildi
** Icerigindeki zehirli bilesenler **
Formaldehyde: (Carcinogen) Kansere neden oluyor
Sodium Deoxycholate: (Immunotoxin)Bagisiklik sistemini zehirliyor
Thimerosal: (Neurotoxin) Sinir sistemini zehirliyor

5. FLUARIX GlaxoSmithKline tarafindan uretildi
** Icerigindeki zehirli bilesenler **
Formaldehyde: (Carcinogen) Kansere neden oluyor
Gentamicin Sulfate: (Nephrotoxic) bobrekleri zehirliyor
Hydrocortisone: Myelin Degenerator
Octoxynol 10: (Immunotoxin)
Polysorbate 80: (Sterilie Agent) kisirliga yola aciyor
Sodium Deoxycholate: Immunotoxin (Bagisiklik sistemini zehirliyor)

YUKARIDAKI BUTUN ASILAR ICIN:

Pediatric Kullanim (zehirlenmelere yol acabilir)
GUvenlik ve fayda pediatrik populasyonda henuz onaylanmadi.

6 ay ustu cocuklarda faydasi gelisim protokolu. Zehirlenmelere yol acabilir.

18 yas altindaki butun genc ve cocuklarda faydasiz yan etki gelisimi Zehirlenmelere yol acabilir.

Hamilelik
Fetusa zarar verme potansiyeli henuz arastirilip gozden gecirilmedi.

Emziren anneler
Anne sutunde olasi zehir salgilanmasi arastirilip gozden gecirilmedi.

Carcinogenesis (kansere neden olan), Mutagenesis (mutasyon olusmasi), Impairment of Fertility (dogurganlikta deger dususu: kisirlik)
Kansere, mutasyona olasiligina veya dogurganlik degerlerinin dusmesi konularinda hicbir arastirma yoktur.

Pharmacokinetics

Butun bu asi iceriklerinin fiziksel emilim, dagilim, metabolizma ve salgilama konularinda hicbir arastirma yoktur.

Yukarida en az 3 grip asisinin iceriginde merkuri turevi zehirli Thimerosal bulunmaktadir. Asilara karsi durusunuz ne olursa olsun, lutfen durustce yargida bulunur musunuz? kim bu zehirli maddeleri insanlara siringa etmek ister?

Dave Mihalovic Naturopathic Doctor asi konusunda arastirmaci uzman, kansere karsi onlem ve dogal yaklasim tedavileri

Kaynak:http://preventdisease.com/news/11/101111_Flu-Vaccine-Ingredients-As-Lethal-As-Ever-Dont-Risk-Your-Health.shtml

H1N1 asisi yan etkileri

Standard

23 Nisan 2011 tarihinde Dailey Mail ingiltere’nin web sitesinde cikan habere gore Ingiltere’de binlerce cocuga vurulan domzugribi asisinin uyku bozuklugu hastaligi olan narcolepsy’ye yolacmis olabilicegi dusunulmekte.
Hastaligin belirtileri gun icinde asiri uyku ve hicbir uyari vermeden bastiran uyku.

Avrupa Birligi ve EMA (European Medicine Agency)’ye gore her Pandemrix asi paketi bu yan etkiyi yazmak zorunda.

EMA yan etkileri arastirmaya devam ederken, doktorlarin olumcul H1N1 virusu icin asi vurmadan once bu yan etki konusunda uyarmalarini soyluyor.

Ingiltere simdiye kadar GlaxoSmithKline’in asisindan sonra 17 narcolepsy vakasi goruldu, bunlarin 4’u cocuk.

Ayrica bu durum gecici kas felci, halusinasyon ve konsantrasyon bozukluguna da neden oluyor.

* Haberde fotografi yayinlanan Joshua Hadfield Pandemrix asisini vurulduktan birkac hafta sonra gunde 18 saat uyumaya baslamis. Annesi oglunun karakterinin tamamen degistigini soyluyor.

Read more: http://www.dailymail.co.uk/health/article-1379943/New-concerns-swine-flu-jab-children-given-hit-sudden-sleep-syndrome.html#ixzz1ekoBfe3b

Kaynak:http://www.dailymail.co.uk/health/article-1379943/New-concerns-swine-flu-jab-children-given-hit-sudden-sleep-syndrome.html#ixzz1KR8D4fnz

MUTLAKA SEYREDIN

Standard

The Greater Good’un yapimcisi 5 Kasim’a kadar belgeselin online yayinlanmasina izin veriyor. Ingilizce bilenler mutlaka seyretmeliler…

http://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2011/10/30/the-greater-good.aspx

Filmi seyredemeyenler Asena‘nin inanilmaz emegi sayesinde filmin icerigini asagidaki metinden okuyabilecekler.

AŞI GÜVENLİĞİ

Resmi Söylem (CDC-FDA-İlaç Firmları):
Dr. Paul Offit [rotavirüsü aşısı patenti sahibi; Merck İlaç şirketi ve devletin Aşı Danışma Kurulu’na danışmanlık geçmişi var]

-Aşılar hayat kurtarır.
-Aşılar güvenlidir ve hastalıktan korurlar; aşıların ciddi bir probleme yol açtığı son derece ender görülmüştür, yan etkileri hemen hemen hiç yoktur.
-Çocuk felci ve çiçek gibi hastalıkların aşılar sayesinde kökü kurutulmuştur.
-Aşılar kendi başarılarının kurbanı olmuştur; ortadan kaldırdıkları hastalıkları artık yaşamıyoruz diye insanlar aşıların rolünü hafife almaktadır.
-Aşıyı üretene,sisteme ve hekime insanlar bu yüzyılda eskisi gibi saygı göstermiyorlar. İşin uzmanı biziz, onların iyiliği için araştırıyoruz geliştiriyoruz, bize güvenin biz bu işin uzmanıyız diyoruz, dinlemiyorlar.
-Anne-babalar ortaya koyulan verileri duygusallığa kapılmadan değerlendirip doğru kararı verebilecek kapasitede mi peki? Hayır, çoğu anne-baba için denilebilir ki konuyla ilgili gerekli bilgi birikimleri (uzmanlıkları) yok.
-[Dr. Bob Sears ve diğer doktorların alternatif aşı takvimi sunmasına karşılık] Bu kadar yanlış ve temelsiz bir uygulama daha olamaz. Aşıları geciktirmek veya aralarını açmak diye bir şey sözkonusu olamaz, bunu yapanlar çocuklarının sağlığını riske atıyorlar.
-Çıkar çatışması (conflict of interest) mevzusu canımızı yakıyor, ancak insanların anlamadığı şey, aşıyla ilgili kararları alanlar da insan, biz de insanız ve kendi çocuklarımıza da aynı aşıları yapıyoruz. Üstelik de işin içinde olanlar olarak bile bile çocuklara zarar verir miyiz?

CDC (American Centres for Disease Control):
-Her çocuk için en iyi seçim aşıdır.
-Bulaşıcı hastalıkları aşıyla yendik.
-Toplumun genelinin sağlığı düşünülmeli, sisteme güvenilmelidir.

Resmi Söylemi Eleştiren Doktor, Biliminsanları ve Aileler:

Lawrence Palewski (pediyatrist/çocuk doktoru):

-Tıp fakültesinde bize öğretilen aşıların güvenli ve etkili olduğudur. Aşı ile bağışıklığın temeli antikor teorisine dayanır ve hastalıktan korunmanın tek yolunun aşılar olduğu okutulur.
-Aşıların güvenli olduğu, bir varsayım olmanın ötesinde tıp camiasında neredeyse bir kanundur. -Aşı güvenliği konusu siyah-beyaz netliğinde bir mevzu değildir, arada pekçok griler de vardır.
-Aşıların güvenliği bugün çok daha fazla insan tarafından sorgulanmaktadır ve çok daha haklıdırlar sorgulamakta, çünkü aşıların gerçekten güvenli olduğunu iddia edebilmek için gerekli bilimsel kanıttan tıp camiası yoksundur.

Dr Palewski’nin aşı güvenliği ile ilgili ilk şüphelerinin ortaya çıkmasını sağlayan gelişme, Hepatit B aşısının risk taşımasalar dahi tüm bebeklere doğar doğmaz verilmesini öngören aşı programı değişikliği oluyor. The New York Times gazetesinin konuyla ilgili başlığıı: “[Sarılık kapmış] yetişkinleri aşılayamıyorsak, biz de bebekleri aşılarız”

-Tıp fakültelerinde bizlere salgın hastalıkların aşılanmayla ortadan kaldırıldığı öğretiliyor, ancak hastalıkların azalmasında aşılar tek aktör değil [sanitasyon ve hijyen kural/uygulama/ yasalarından bahsediyor].
-[Bir tıp kongresinde, Pediatrics adlı tıp dergisinde yayımlanmış makalede verilen tarihi bulaşıcı hastalık vaka/ölüm oranlarından çıkarılan sonuç:] “Sonuç olarak, yüzyılın ilk yarısında görülen ölüm oranlarındaki muazzam düşüşten tek başına ‘aşılar’ mesul değildir.”
-Bu çalışma aşılar işe yaramaz demiyor, sadece hastalıkların yenilmesinde bize öğretilenden çok daha fazla faktörün rol oynamış olduğunu söylüyor.
-Tıp hekimleri olarak bizler insan hayatı kurtarmaya kendini adamış insanlarız. Ancak maalesef, pediatristler çoğu kez, aşıya bağlı bir reaksiyon geliştiğinde bunu tanımayacaktır, çünkü okulda bunları öğrenmezler; eğitimlerinin bir parçası değildir.
-Aşılarla ilgili araştırma çalışmalarının büyük çoğunluğu aşı üreticileri tarafında finanse ediliyor. Yani aşıları onaylayacak olanlar, ilaç firmalarının sözüne güvenerek karar vermiş oluyor.

Dr. Bob Sears [pediatrist, The Vaccine Book kitabının yazarı]:

-Pekçok doktor ebeveynleri aşıların %100 güvenli olduğuna, endişelenecek hiçbir şey olmadığına ve sisteme güvenmeleri gerektiğine ikna etmeye çalışıyor.
-FDA’in (Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi) insan yavrularına vurulacak aşıların içeriğini tek tek güvenlik açısından test etmiş olmasını beklersiniz. Ancak bu maddeler üzerinde, aşılardaki miktarları göz önüne alınarak güvenli mi değil mi diye hiçbir bilimsel araştırma yapılmamıştır.
-Örneğin aşılarda adjuvan (uzun süreli antikor oluşumu sağlamak için kullanılan yardımcı madde) olarak kullanılan alüminyumun insanlarda güvenle kullanılıp kullanılamayacağını bilmiyoruz; bilimde her şey sorgulanabilir!
-15 sene önce kendi çocuklarım için aşıları araştırmaya başladım. O zamanlar aşı güvenliği ile ilgii bilgiye ulaşmakta ve hastalarımın yönelttiği soruları cevaplamakta zorlanıyordum.
-Medikal sistemin beklediği hastaların soru sormadan kendisine önerilen yöntemi kabul etmesi, ancak artık devir değişti, hastalar sorularına cevap istiyorlar.
-Hertür tıbbi müdahalede olduğu gibi aşılarda da herzaman muhtemel reaksiyon riski bulunur.
-Ben aşılanmayı daha güvenli hale getirecek bir yol sunuyorum hastalarıma; aşıya başlama yaşını geciktirmek ve iki aşı arasını mümkün olduğunca açmak.
-Bu kitabı yazmamam için pekçok arkadaşım uyardı, seni aşı karşıtı ilan ederler dedi. Ancak kitabım aşı karşıtı filan değil, tam tersine oldukça aşı yanlısı bir kitap. Bugün kendilerine bir alternatif sunulmadığı için, ya aşıları yaptırırsın ya da çocuğuna bakmayız dendiği için hiç aşılatmayan aile çok. Ben bu ailelere alternatif sunuyorum ve aşıları güvenle yaptırmalarını sağlıyorum.
-ACIP [Aşı Programı Danışma Kurulu] adlı hangi aşının takvime alınacağına karar veren bu komitede, ilaç firmalarıyla doğrudan finansal bağı olan doktorlar var. Yani bu doktorlar onay verecekleri aşılardan kişisel maddi çıkar elde ediyor.

Dr. Diane Harper [MPH, MS – Gardasil (HPV aşısı) Klinik deneyleri Baş Araştırmacısı]:
– Genel popülayona milyonlarca doz Gardasil verildiğinde [yan etkilerinin] ne olacağını bilmiyoruz.

Dr. Shaw:
-Alüminyum gıdalardan alındığında ve vücuda zerk edildiğinde oluşacak farkları fareler üzerinde deneyerek araştırıyor.
-Yiyecek olarak alınan alüminyum sindirim sistemi vasıtasıyla vücuttan kısa sürede atılıyor.
-Alüminyum farelere enjekte edildiğinde ise davranış bozuklukları, motor (hareket) ve bilişsel fonksiyonlarda bozulma yaşanıyor.
-Dr. Shaw, alüminyumun etkilerinin hemen bugün değil ama 15-20 yıl gibi uzun vadede Parkinson ve Alzheimer’s oluşum mekanizmasına katkı sağladığını düşünüyor.
-Bilim camiasından bu çalışmaya büyük tepki beklerken tamamen sessizlikle karşılaşılmasını ise ilaç firmalarının konuya dikkat çekmeme taktiği olarak görüyor. Çalışmayı ne kınıyorlar ne hatalıdır diyorlar ne de kendileri aksini ortaya koyacak yeni bir çalışma yapıyorlar, sadece bu çalışma ve bulguları görmezden geliniyor.

Kızını aşı sonrası yitiren psikiyatrist anne:
[8 ve 3 yaşlarında aşılanmış iki oğlu ve aşılardan sonra kaybettiği bir kızı var. Büyük oğlunda öğrenme bozukluğu, küçüğünde de ciddi konuşma geriliği var. İkisinde de aşıları takiben 4 hafta içinde saatle kurulmuş gibi daha önce sağlıklı olan çocukların burunda akıntı, astım, alerjiler, kulak enfeksiyonu, solunum yolları enfeksiyonu vb. nedenlerle doktor ziyaretleri başlıyor. Kanunen anne-babaya verilmesi zorunlu olan Aşı Bilgilendirme Formu’nun hiçbir çocuğunda kendisine verilmediğini ve ailenin tıbbi öyküsünün alınmadığını söylüyor. Kızı 2. ay aşılarını olduktan sonra 1 hafta içinde değişiyor, huzursuzlaşıyor, yemek istemiyor ve ağlamalar artıyor. Bir ara nefesi duruyor ve ambulans geliyor, fakat sorun kendiliğinden geçtiğinden hastane yatışı veya tetkik olmuyor. 1-2 hafta sonra diğer rutin aşılarını oluyor ve ardından ölüyor.]

-Bir kızım oldu; kurallara uyduk, aşılattık ve ölüm noktasına getirinceye kadar çocuğumuza zarar verdik.
-Bize tıp fakültesinde aşılar hiç öğretilmedi; güvenlik çalışmaları nasıl yapılır, klinik deneylerde yan etki izlemi, protokolleri nelerdir, aşıların içindekiler nelerdir, bunları hiç görmedik.
-Kızımı kaybettikten sonra aşı güvenliği ile ilgili literatürde ne varsa okudum, google’da araştırdım, ders kitapları edindim çalıştım. Öğrendiklerim beni şok etti: ta çiçek aşısından [ilk aşı] beri aşıların beyin iltihabı, ölüm ve kalıcı nörolojik sakatlıklara yol açtığı; multiple sclerosis, astım, artrit gibi kronik otoimmün sorunlarla ilişkili olduğu biliniyormuş meğer. Aşıların güvenlik çalışmalarında placebo olarak etkisiz ve zararsız bir madde değil, cıva, alüminyum veya bir başka aşı kullanıldığını şimdi öğrendim. Bilimsel veriler ortada duruyor, ama insanlar bakmamayı tercih ediyor.
-3 çocuğuma da aşı yaptırırken bana aşılarla ilgili bilgilendirme formunu vermediler, kanunen zorunlu olduğu halde. Ailedeki hastalık öyküsü alınmadı.
-Medikal sistem tarafından ihanete uğradığımı düşünüyorum. Ortada bir sorun olduğunu bile kabul etmiyorlar. Sorun olduğunu kabul etmezsen düzeltmek için de hiçbir şey yapmazsın tabii.
-[Eşi konuşuyor] İstatistikler artık görmezden gelinecek gibi değil. Bunca aşı fazla, ne gerek var? Yetkililerin artık aşı politikalarını yeniden değerlendirmesinin vaktidir.

NVIC – Barbara Loe-Fisher [National Vaccine Information Centre adlı kar amacı gütmeyen aşı bilgilendirme kuruluşu başkanı; oğlu DPT aşısı mağduru, zihinsel özürlü; devletin aşı danışma kurumunda ve aşı tazminat programının oluşturulması aşamasında kongrede görev almış bir anne]

– 1982’de kurulduğundan beri NVIC, polarize olmuş aşı tartışmalarında kendine merkezi bir konum seçmiştir. ‘Aşıların ya karşısındasındır ya da yanında’ dayatması sağlıksızdır; biz aşıların herkes için daha güvenli hale getirilmesi için çalışıyoruz.
-Çocukları aşıdan zarar görmüş anne-babalara destek oluyor, onlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor ve olmayan şeyleri hayal eden birer kaçık olmadıklarını gösteriyoruz.
-Amerika’da aşıyı üreten ilaç firmasını yan etki için dava etme hakkı, araya özel olarak oluşturulmuş Aşı Mahkemesi sokularak engellenmiş, aileler aşıdan zarar gördüklerini bu mahkemede kanıtlayamadıkları takdirde firmayı dava etme hakkını kaybetmişlerdir.
-Bu özel mahkeme kurulmadan önce ilaç firmaları kendilerine açılan bireysel davalarda 4.3 milyon, 15 milyon, 18 milyon dolar gibi meblağlar ödemeye başlamışlar ve bu durumda hükümete, bu işten kar sağlayamadıkları için aşı üretimini bırakacaklarını söyleyerek [bir nevi şantaj yolula] koruma talep etmişlerdir.
-Kongre de aşısız kalmaktansa ilaç firmalarını davalardan koruyacak şekilde tampon bir Vaccine Injury Compensation Program’i hayata geçirmiştir.
-İlaç firmalarının ürettiği ilaçlar için olmayan bu koruma, aşılar için aynı firmalara sağlanmış, böylelikle aşı üreticileri hiçbir koşulda kimseye hesap vermeyecek denetimsiz bir konuma yerleşmiştir.
–Ölüm de dahil olmak üzere ciddi aşı yan etkileri için 1986’dan bu yana Aşı Tazminat Programı ailelere 2 milyar dolar ödemiş, kasasında da halktan topladığı vergilerle daha 3 milyar doları kalmıştır.
-Aşıdan zarar görenlere tazminat bizzat kendi ödedikleri vergilerden sağlanırken, diğer yandan ilaç firmaları aşılardan yıllık gelirlerini 21.5 milyar dolara çıkarmışlardır.
-Gördüğümüz manzara şudur: Hiçbir caydırıcı tedbirin bulunmadığı ve yaptırım görmeyecek ilaç firmalarının geliştireceği 30-40 veya 50 farklı aşıyı ileride devlet takvime koyabilir, eyaletler de bunları yasa yoluyla halka dayatabilir. İşte bu tam da felakete davetiye çıkartmaktır. Oldu da aşılardan biri sorunlu çıktı, mahkemeye verip hesap dahi soramayacaksınız müsebbiblere.
-Amerikan halkı güvenlidir diye FDA’dan lisans alarak piyasaya sürülmüş pekçok ilacın milyonlarca kişi tarafından kullanıldıktan sonra güvenli olmadığının ortaya çıktığını ve toplatıldığını gayet iyi biliyor. Ancak iş aşılara gelince müthiş bir ayrımcılık var; hekimlerin genel anlayışı aşıların durumu katiyen ilaçlar gibi olamaz şeklinde ve üstelik ilaçların aksine aşılar kanunen zorunlu tutuluyor.
-İşin gerçeği, aşıları üreten ilaç firmalarının devletin karar alıcı ve denetleyici sağlık kurumlarında fazla yer alıyor oluşudur. Devletin karar alıcı organlarıyla ilaç firmaları arasına bir set çekilmelidir.

Aşı Tazmin Davalarında Görev Almış Avukat:
-Devletin zarar görmüş kişilere bu “bu işin sorumlusu her şey olabilir ama aşılar olamaz” yaklaşımı yanlıştır.
-Devletin çıkış noktası, bulaşıcı hastalıkların mutlak surette önlenmesi gibi halkın çıkarını gözeten iyi niyete dayanıyor olabilir, bu anlaşılır bir şeydir. Ancak, halk aşı programına güvenini yitirir diye adaleti engellemek, suç işlemek için değil belki ama bu defa da iyilik yapmak adına yine de fesata karışmaktır.

OTİZM – AŞI BAĞLANTISI (kişi görüşlerine video akışındaki gibi yer verildi)

11 yaşında otistik çocuk sahibi aile:

Jordan, “regressive autism”den muzdarip, yani sağlıklı doğuyor, normal gelişim gösteriyor, hatta bazı yetenekleri yaşıtlarından önce gösteriyor. Aşılardan sonra konuşma yetisi kayboluyor, parmak ucunda yürüme, özellikle heyecanlandığında el çırpma hareketleri başlıyor [aile bunları video kayıtlarından gösteriyor].
Bugün 11 yaşında, konuşamıyor ve 3-4 yaşında bir çocuğun gelişim aşamasında.
Kendisinden küçük bir de kız kardeşi var, videoda Jordan annesiyle birlikte tren setiyle oynarken (küçük bir çocuk gibi), diğer tarafta küçük kız kardeşi keman çalarken gösteriliyor.

Annesinin anlattığına göre Jordan’a otistik teşhisini koyan pediyatrist aileye “çocuğunuz otistik, otistik çocuklar böyledir, gözlemlediğiniz haller doğuştandır” diyor. Fakat anne-baba Jordan’ın sağlığında tıbbi manada bir bozulma olduğunu, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyor ve testler yaptırıyor. Yapılan ağır-metal testinde cıva değerlerinin fırlamış olduğu görülüyor ve cıva zehirlenmesi yaşandığı anlaşılıyor. Aile iyi de nerden aldı bu cıvayı diye evdeki çevredeki her şeyi analiz ettiriyor, kaynağı bulmaya çalışıyor, fakat sonuç elde edemiyor. Bu arada edindikleri yeni pediyatrist [yaşlıca, daha deneyimli bir hekim] boşuna aramamalarını, Jordan’ın cıvayı aşılardan aldığını söylüyor.

Yaşlı hekim, kariyerinin başlangıcında, 1975 yılında muayenehanesine sadece 1 otistik çocuğun geldiğini, 1980’lerde ve 90’ların başında yine 1’er çocuk gördüğünü, ancak 90’ların sonunda muayenehanesinin birden otistik çocukla dolup taştığını anlatıyor.

Aşılarla çocukların aldığı cıva miktarının EPA’in belirlediği miktarın çok üzerinde olduğunu, normal çocukların aşıyla sakatlandıklarını söylüyor.

Dr. Paul Offit:
-Bilim bu konuda çok net, cıva ve otizm arasında bağlantı bulunamamıştır.
-Bağlantı olmadığını gösteren 6 bilimsel çalışma var. Bu çalışmalarda ufak tefek eksikler tabii ki vardır, ancak yapılan çalışmalar ardı ardına ancak negatif bağlantı gösteriyorsa, o zaman güvenle, “hayır, bir bağlantı yoktur” diyebiliriz.

Barbara Loe-Fisher (NVIC):
-Bağlantı olmadığını gösteren tüm çalışmalar epidemiyolojik çalışmalardır; yani geniş insan topluluklarının birbiriyle karşılaştırıldığı çalışmalardır bunlar.
-Konuyla ilgili ”bench science” denilen, moleküler ve hücre düzeyinde vücutta neler olduğuna bakan çalışmalar ise hemen hemen yok denecek kadar azdır.
-Nedensellik ilişkisini anlamak için her iki türde çalışmanın da yapılması gerekir; araştırma eksiktir; kanıt olarak ortaya konulan araştırmalar bilimsellikten uzaktır.

Dr. Palewski:
– 1999’da Amerikan Pediatri Akademisi ve aşı üreticileri anlaşarak ihtiyati tedbir olarak aşılarda kullanılan Thimerosal’ün (etil-cıva) dereceli olarak azaltılması veya tamamen çıkartılması gerektiği kararına vardılar.
-Ancak thimerosal halen birtakım aşılarda kullanılmaktadır (çoğu grip aşısında vardır).
-Cıvanın her formunun toksik olduğu ve zarara yol açabileceği bilimsel olarak bilinen bir gerçektir.
-Aşı programı herkesi tek tip gömleğe sokuyor [“one size fits all”]; herkes aynıdır diyor.
-Oysa her çocuk aynı değildir; genetik yapıları nedir, nelere hassaslar bilmiyoruz.
-Bazı çocuklar toksinleri vücuttan diğerleri gibi atamıyor ve o yüzden daha çok etkileniyorlar.

Dr Paul Offit:

-Ortada epidemik boyutta bir otizm salgını var mıdır? Hayır, yoktur. 1990’larda otizm tanımlaması genişletilmiş, Asperger’s sendromlular vb. de otizm tanımına ilave edilmiştir; rakamlarda gerçek bir artış yoktur.

Dr. Palewski:
-Otistik çocuklarda artış var mı diye anlamak için okullardaki rehber danışmanlara, öğretmenlere sorulması yeterli.

Barbara Loe-Fisher:
– Bugün her 110 çocuktan 1’inde otizm [2012 yılı itibariyele Amerika’da bu oran 88’te 1 olarak resmi kayıtlara geçmiştir], 6 çocuktan 1’inde nörogelişimsel bozukluk görülmektedir ve daha önce çocuklarda görülmeyen hastalıklardan Tip 2 diyabet artışta olduğu gibi astım, asit reflüsü, artrit, alerjiler, yetişkin tipi akne, ADHD (dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite) gibi kronik hastalıklardan muzdarip milyonlarca çocuk vardır.
-Hastalıklardaki artışla ilgili olarak, sayısı 3 kattan fazla artmış aşıları eşçarpan (co-factor) olarak denkleme almamak sorumsuzca bir davranıştır.
-Aşı güvenliği konusu sadece otizmden ibaret değildir. Otizm, aşıya bağlı gelişen immün ve nörolojik rahatsızlıklardan yalnızca biridir!

Dr. Palewski [anne-babaları aşı hakkında bilgilendirme toplantısında anlatıyor]:
-10 yıl önce internken bir hastam bana “aşılarda cıva olduğunu biliyor muydunuz?” dediğinde, cevabım, “valla, hiçbir fikrim yok.” olmuştu.
-Aşıların içinde ne olduğunu öğrenmek için aşı prospektüslerini okumaya başladım. Baktım ki aşılarda cıva, cıvanın yanında alüminyum, formaldehid, antibiyotikler, Polysorbate 80 [anafilaktik şoka yol açtığı belirlenmiş] gibi koruyucular varmış. Hemen pediatrist meslektaşıma sordum, peki bu maddeler vücutta nasıl işleniyor diye, bir cevap veremedi. Bilim camiasından kimse bu soruya yanıt veremez, çünkü üzerinde hiçbir araştırma yok!

Jordan’ın annesi:
-Otizm camiasında pekçok kişiyle tanışıyor ve konuşuyorsunuz. Mektuplar alıyorum destek amaçlı ve insanlar otistik çocuk sahibi olmanın kendileri için tanrının bir lütfu olduğunu, bu “özel” çocuklar sayesinde pekçok şeye göğüs germeyi, zorluklarla başa çıkmayı öğrendiklerini anlatıyorlar..
Bu insanları öldürmek istiyorum.. Otistik çocuk sahibi olmak çok zor bir şey. Çocuğun kendisi için isteyeceği bir şey hiç değil .. Tamam daha dirayetli hale geliyorsun ama bu kesinlikle tanrının bir lütfu filan deği. Bu çocuklar bizden uzun yaşayacak, peki biz ölünce bu çocuklara ne olacak? Özürlüler için oluşturulmuş grup evlerine mi kapatılacaklar? Otistik nesil yaş olarak büyüyor, çoğu birkaç sene içinde yetişkin olarak topluma karışacak, bunların sorunları ne olacak?

[Jordan King, aynı zamanda anne-babaların devlete açtığı toplu aşı-otizm davasındaki 5600 vakadan mahkemenin örnek olarak seçip değerlendirdiği çocuklardan biri.]

-Devlet dava sonucunda aşıların güvenli olmadığı yönünde bir karar çıkarsa diye korkuyor. Dava sonucunda devlet “o” harfiyle başlayan hastalığı iddia dosyasına eklemeyen 1322 kişiye tazminat ödedi, başka kimse de tazminat alamadı.
-Otizm meselesi politize edildi, sansasyonel hale getirildi. Bu konuda taraf olmuş herkes elindeki silahı indirip bu hastalığa neyin neden olduğunu bulmalı.

Dr. Paul Offit:
-Otizm meselesinde ortaya sürülen hipotezler sürekli değişiyor; önce KKK (kızamık-kabakulak-kızamıkçık) aşısından denildi, sonra yok thimerosal’düre gelindi, şimdi de çok erken yaşta çok fazla aşı vurululduğundan deniliyor. Bu iddalar bilimsel çalışmalarla çürütülmüşse de medyada hala yer buluyor; doğru olduklarından mı, hayır, enteresan olduklarından.

Barbara Loe-Fisher:
-Odak aşı güvenliğinden kaydırılıp otizme kitli hale getirildi. Böylelikle de birileri için salt aşı-otizm ilişkisinden yola çıkarak aşı güvenliğiyle ilgili diğer tüm eleştiri ve endişeleri savuşturmak fazlasıyla kolaylaşmış oldu.

Jordan’ın tecrübeli doktoru:
-Aşı-otizm ilişkisinde bilimsel tartışma sona ermiş değil. Aşıların içindeki her tür madde çalışılmalı, araştırılmalı.

-Gerçek şu ki bir toksik çorba içinde yüzüyoruz. Çevresel kirleticiler ve toksinler insan olarak kaldırabileceğimizin çok üzerinde ve bu toksinlerden doğal olarak arınma mekanizmasından yoksun çocuklar var. İçinde yüzdüğümüz toksik çorbaya bir de aşılardaki nörotoksinleri eklemiş oluyoruz.

Dr Palewski:
-1980’lerde hocamdan “herzaman çocuğun annesini dinleyeceksin” düsturunu öğrendim. Anne çocuğunu bilir.
-Anneler biliyor evet.. çocuğunu getiren anneler evlatlarının aşıdan zarar gördüğünü biliyor.
-Ama bu bilgi sadece bir anekdottan ibaret bilimin gözünde. O zaman biz de bilimsel çalışma yapıp aşılanmış ve aşılamamış çocukların sağlıklarını plasebo kontrollü deneylerle karşılaştıralım?

CDC yetkilisi:
-Bu devirde bir çalışma için 50,000 aşılanmamış çocuğu bulmak zor, o yüzden yapamıyoruz bu karşılaştırma çalışmasını.
FDA yetkilisi:
-İnsanların hayatı sözkonusu, o yüzden kaynaklarımızı daha fazla otizm araştırması için değil, yeni nesil aşı geliştirmek için kullanmalıyız.

Otistik Jordan’ın babası:
-Otizm yüzünden hayatımız kaygıyla geçiyor. Aşıdan hasar gören bu otistik çocuklar artık büyüdü ve ergen, genç yetişkin haline geldiler. Ancak toplum bu çocukları anlamıyor ve tehdit olarak algılayabiliyor. Örneğin bizim yaşadığımız yerde polis tarafından hareketleri şüpheli bulunan otistik gençleri etkisiz hale getirmek için elektrik şoku verildiği oldu. Bu çocuklar polisin uyarısına veya çağrısına normal tepki veremez ki..

Güvenlik mekanizması mutlaka aşıyı yapanlardan ve FDA, CDC gibi görevi aşılanmayı sağlamak olan kurumlardan ayrılmalı. Aşı güvenliğini devlet veya ilaç firmalarıyla ilişiği olmayan, ideolojik veya finansal hiçbir bağı bulunmayan bağımsız kişiler değerlendirmeli.

HPV Aşısı (GARDASIL) – Aydınlatılmış Rıza

Kansas’tan Gabby’nin (15) hikayesi çerçevesinde ele alınıyor. Amigo kız Gabby önerilen 3 dozu da olduktan sonra görme kaybı, nöbetler, aşırı halsizlik ve kas ağrıları nedeniyle okulda tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalıyor ve son zamanlarda da okula devam edemeyip evden öğrenimini devam ettirmeye çalışıyor.

2006 yılında Merck ilaç firması GARDASIL aşısını ‘human papillomavirüsü’nün bazı tiplerine karşı korusun diye piyasaya çıkarıyor.

Gabby ilk olarak MTV seyrederken karşılaşıyor HPV aşısı reklamıyla. Televizyonlarda gençlerin seyrettiği programlar arasında sürekli çıkan HPV reklamlarından örnekler veriliyor. Her etnik gruptan havalısı, sportmeni, güzeli pekçok genç kız reklamlarda “I could be 1 less cancer case” diyerek aşıya teşvik ediyor yaşıtlarını.

Merck, aşıyı çıkardığı ilk yılda reklama 100 milyon dolar yatırıyor.

Bir uzman, Amerika’nın Yeni Zelanda ile birlikte ilaç ve ecza ürünlerinin halka TV reklamları yoluyla direkt reklamının yapılabildiği tek ülke olduğunu söylüyor ve bu reklamlarda her sağlık durumu için halka bir hap sunulduğunu, bu hapları doktorlarınızdan talep ediniz diye halkın koşullandığını anlatıyor.

Gabby de aynı şekilde TV reklamını gördükten sonra, henüz cinsel ilişkiye başlamamış olması ve yakın bir zamanda da başlama gibi bir düşüncesi olmamasına rağmen, annesine “kanserden ölmek istemiyorum” diyerek bu aşıyı olmam lazım diyor. HPV aşısı bir anda okulda tüm kızlar arasında konuşulan, aşıyı yaptırmanın havalı olduğu bir akıma dönüşüyor. Tamamen usta bir pazarlama yöntemiyle, reklamla çocuklar ve gençler etki altına alınarak aşıyı talep eder hale getiriliyor.

Dr. Diane Harper (MPH, MS), Gardasil klinik deneylerinde baş araştırmacı:
-Aşı yaptıran genç kızlar bana rastladıklarında aynı reklamdaki gibi sürekli “I’m one less” diyerek kanser vaka sayısını birer birer azaltıyor olmalarından duydukları gurur ve memnuniyeti dile getiriyorlar. Ben de onlara, “pap smear’larını olursan zaten kanserden ölmezsin!” diyorum.
-Amerika’da rahim ağzı kanserine bağlı ölüm oranı 100,000 kişide 3’tür; genç kızlarımızın her birinin sırasını bekleyen kanser ölüm vakası olduğu projeksiyonu doğru değildir. Otomobil kazasından ölme riski bile bu kanser tipine göre daha yüksektir.
-Merck’ün agresif reklam kampanyalarında kullandığı bilgilerin hiçbiri yanlış değil, ancak bu bilgilerle oluşturduğu genel izlenim yanlış.
-Merck, Gardasil için, aşı araştırmaları için normal süre olan 4 sene yerine 15. ayda FDA’ye giderek aşımızı onaylar mısınız dedi. FDA de “fast-track” denilen yöntemle aşı onay sürecini hızlandırdı ve 6 ay içinde Merck’ün aşısına lisans verildi.
-Lisansı alan Merck, onay aldığımıza göre tamamlamamıza gerek yok diyerek güvenlik deneyini sonlandırdı.
-Bu durumda, Gardasil’i milyonlarca kişiye verdiğimizde yan etkilerinin ne olacağını bilmiyoruz.
-Sistem iyi çalışmıyor. Aşı güvenliği ne politik ne de finansal öncelik taşımıyor devlet için. Daha düzgün bilimsel çalışmalar yapılmalı.

Gabby’nin Nöroloğu:
-Başka her olasılığı elimine ettik, Gabby’nin rahatsızlıklarının Gardasil’e bağlı olduğuna şüphe yok. Gabby her doz aşıdan sonra daha da kötüye gitti. Gardasil bence piyasadan çekilmeli.

Barbara Loe-Fisher:
-Hiçbir aşının onay süreci hızlandırılmamalıdır.
-Gardasil 16 yaşındaki yanızca 1200 kız üzerinde denenmiş ve daha sonra 9 yaşından itibaren milyonlarca kız ve erkek çocuğa uygundur denilerek aşı takvimine alınmıştır.

Merck: Gardasil 11 – 26 yaş arası tüm kızlara önerilmektedir.
Doktor tavsiyesiyle 9 yaşındakilere de uygulanabilir.

2009 yılında FDA, Gardasil’in 9-26 yaş arasındaki erkek çocuklar için kullanımını onaylıyor.

-Amerika’da aşıları devlet aşı takvimine alarak yapılmasını önerir, ancak zorunlu tutulup tutulmayacağına tek tek eyalet yöneticileri karar verir.
-Texas eyalet valisi Rick Perry örneğinde olduğu gibi Merck’ten para aldığı bilinen valilerin anne-babaları hapis cezası tehdidiyle çocuklarını aşılatmaya mecbur tutmaları bilim değil, politikadır!
-Bizim tek karşı olduğumuz zorla aşılama, yani ‘aydınlatılmış rıza’ hakkının çiğnenmesidir.

[Görüntüye çeşitli vali ve senatörlerin televizyonlarda, “Ya güzellikle yaptırırsınız ya da zorla yaparız, her iki şekilde de bu aşılar yapılacak!” açıklamaları ve mahkeme salonu dışında çocukları ile birlikte sıra olmuş aşılanmayı bekleyen anne-babaların görüntüleri geliyor. Halka, polis köpekleri ile birlikte eli silahlı polisler eşlik ediyor.]

Dr. Paul Offit:
-Maalesef insanlar bazen zorunlu tutulmadıkları müddetçe kendileri için yararlı olan şeyi yapmıyor. Mesela bakın çocuklar için araba koltuklarının kullanılması şart koşuldu ve ne kadar çok insan hayatı kurtarıldı.
-”Zorunlu” deyince tabii Amerika gibi kişisel hak ve özgürlüklerine düşkün bir ülkede bu insanların tersine gidiyor. O yüzden bence “zorunlu” aşı [mandate] yerine “sağlığı koruma şartı” [good health requirement] gibi yeni bir kavram kullanılmalı.

Gabby’nin tıbbi sorunları ile ilgili görüntüler geliyor ekrana. Vasculitis (damarlarda iltihaplanma) nedeniyle kan akışında problemler oluşuyor, sık sık nöbet ve kriz geçiriyor. Nöbetler için aldığı ilacın yan etkisi olarak böbrek taşı düşürüyor ve acile kaldırılması gerektiğinden aynı gece olan mezuniyet balosunu kaçırıyor.

Kullandığı ilaçların oluşturduğu yan etkiler için de hap kullanması gerekince 40’ı buluyor alması gereken ilaç sayısı ve ayda 1000 dolar tutuyor. Aile maddi güçlük çekiyor ve ameliyatlar, testler, tetkikler derken ödeyemedikleri tıbbi gider tutarı 100 bin doları buluyor. Borçlanan aile bulundukları evden çıkıp daha küçük bir eve geçiyorlar. Bu arada, annesi ve babası boşanma kararı alıyor.

Barbara Loe-Fisher:
-VAERS’e Gardasil için bugüne kadar 18,000 ciddi yan etki bildirimi yapılmıştır.
-Devlet bu bildirimlere cevaben yayımladığı raporda, ölüm de dahil olmak üzere yapılan ciddi yan etki bildirimlerinin HEPSi tesadüftür diyor.

Dr. Palewski:
-O zaman anne-baba da diyor ki, madem ilk aşıdan sonra yaşananların aşıyla bir bağlantısı yoktu, o zaman çocuğumun aşının sonraki dozlarını olmasında da bir sakınca yok.

MERCK üst düzey yöneticisi:
-İnsanlar aşıdan sonra CDC’ye VAERS (aşı sonrası istenmeyen etki izleme sistemi) yoluyla yaşamış oldukları potansiyel sorunları bildirebilir, ancak bu sorunlara birçok başka şey yol açmış olabileceğinden aşıyla alakası olduğunu söyleyemeyiz.

Dr. Paul Offit:
-Aşılanma sonrası semptom oluşması bunun aşıdan kaynaklandığını göstermez.
-Bu ciddi reaksiyonlara Gardasil’in neden olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok. Güzelim aşı hem güvenli hem de etkilidir [It’s a beautiful vaccine; safe and effective]. İnsanların ne dediğinin bir önemi yok. İnsanların ne düşündüğünün de bir önemi yok. Eldeki verilere bakacaksınız. Veriler size probleme nasıl yaklaşmanız gerektiğini söyler..

2010 itibariyle VAERS’e Gardasil sonrası yaşanan 85 ölüm vakası bildirilmiştir.

NVIC’ın “Bize Bilimi Göster ve Seçme Hakkı Ver” (Show Us the Science and Give Us the Choice) adlı toplantısında Gabby’nin başka hiçbir kızın benim çektiklerimi çekmesini istemiyorum diyerek, bir nevi ölümünün boşa gitmemesi için hazırladığı kısa görsel yayınlanıyor. Annesi de yaptığı konuşmada, “bana doğru seçimi yapabilmem için gerekli bilgilendirme yapılmadı; kızım serviks kanseri olsa yeğlerdim” diyor ve grup devleti protesto için otobüslere dağılıyor.

TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK/SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI

FDA ve CDC yetkilileri:
-Unutmamız gerekir ki daha çok küçük olduğu için aşılanamayacak ya da hastalıklarından dolayı immün sistemi bastırılmış insanlar var. Bu kişileri korumak için toplumda herkesin aşılanması gerekir.
-Her ecza ürününün olduğu gibi aşıların da bazı riskleri vardır. Bu yüzden de aşıların zarardan çok fayda getirip getirmediğine bakılmalıdır.

Barbara Loe-Fisher:
-Yani yetkililerin burada bize demek istediği, toplumun genelini korumak gibi daha ulvi bir amaç için arada bazı insanların feda edilmesi ahlaki açıdan kabul edilebilirdir, mübahtır. Ancak, bu ahlaki gerekçeyi kabul etseniz bile, bu mantık sahipleri tutup da hiçbir zaman tam olarak kaç kişinin feda edilmekte olduğuna bakma zahmetine girmiyorlar bile. Kaç kişiyi feda ediyoruz? 500 mü, 5000 mi, 500 000 mi?!

CDC’nin VAERS sistemi gönülülülk esasına göre çalışıyor ve kendi sitesinde aşı sonrası istenmeyen etki bildiriminin yetersizliğinden bahsedilip, sisteme yapılan bildirimlerin gerçek oranların sadece %1 ila 10 gibi küçük bir bölümünü yansıttığı belirtiliyor.

AŞILAR ve MEDYA

Amerikan medyasında konuyu “Aşı Savaşı” olarak lanse eden haber başlıkları gösteriliyor.

Barbara Loe-Fisher:
-1990’larda medyada çok daha fazla yer alıyordum ve aşı güvenliği ile ilgili endişeleri dile getiriyordum, ancak bu aralar maalesef medya daha ziyade aşıların güvenliğini sorgulayan bizleri şeytanlaştırıcı yayınlara yer veriyor.

[Görüntüye profesyonel sihirbaz ve komedyen ikili, Penn & Teller’ın hakaret içerikli TV şovundan örnek sahneler geliyor. Videonun tamamı için bkz. http://id-ea.org/penn-teller-de-construct-the-anti-vaccination-movement/%5D

Jordan’ın deneyimli doktoru:
-Ortada bilimsel kanıt var, ancak korku yüzünden medyaya yansıtılmıyor.
-Ben ve diğer akademisyen ve bilimadamı meslektaşlarımla otizm ve aşılar konusunda yarım günümüzü alan bir röportaj yapıldı, ancak daha sonra bu röportajın tek kelimesi bile yayımlanmadı.
-Medya bilimsel tartışmalara yer vermek yerine, kasıtlı olarak histerik anne-babalar ve diğer tarafta da anlı-şanlı beyaz gömlekli uzmanları karşı karşıya getiriyor ekranlarda.
-Muayenehanemde hergün aşıdan sakatlanmış çocukları görüyorum, bu durum artık beni hasta ediyor, dayanamıyorum!

Jordan’ın annesi:
-Medya ilaç firmalarının halkla ilişkiler makinesi haline geldi. Bizlere “aşı-karşıtı” damgasını vurup etiketliyorlar. Orta yol sunan yok, her şey siyah-beyaz, ya bizim dediğimiz gibi aşılatırsınız çocukları ya da aşı karşıtısınız dayatması var.

Bob Sears:
Hükümetin kızamık şişirmecesinden örnek veriyor. Medyadaki kızamık felaketi haberleri görüntüye geliyor peş peşe.

-Amerika’da diyelim geçen seneden 10 fazla kızamık vakası görüldü. Devletin yayımladığı raporlar ve medyada çıkan haberlere baktığınızda sanki binlerce kişilik bir salgın varmış gibi sürekli ölüm vurguları, felaket tellallığı yapılıyor.

Asiya Hayir demenin 10 nedeni

Standard

Sherri Tenpenny, DO

Ocak 8, 2011

Dr. Sherri Tenpenny

1. Asi olup hala hastaligi kapabilirsiniz. Kizamik, su cicegi, bogmaca saliginlari yogun olarak asilanmis gruplar icinde de goruldu. Pekcogu bu hastaliklara karsi birden fazla doz asilanmisti.

2. Hastaliklar gelir ve gecer; asinin verdigi hasar ise omur boyu kalicidir, ve bazen ölümle sonuclanir.

3. Saglik asinin ucundaki igneden gelmez.

4. Saglik toksik maddeler siringa edilerek edinilmez veya gelistirilmez.

5. Her doz Rus ruletidir; hicbir zaman kursunun ne zaman gelip sizi vuracagini bilemezsiniz.

6. Asi hasarlari her yasta gelebilir. Cocugun belli bir yasa kadar bekleyip asilanmasi guvenilirligini garantilemez.

7. Ari sokmalari veya penisilin igneleri gibi, reaksiyon olmadan pek cok kez asilanabilirsiniz ancak bir sonraki ölümcül olabilir.

8. Asi endustrisi asi hasarlarinin milyonda BIR oldugunu soyluyorlar. Ya siz o BIR’seniz?

9. Asi endustrisi asi hasarlarinin ender oldugunu soyluyorlar. Hickimse VAERS kayitlarini okumus mu acaba?

10. Pekcoklari hic asilanmamayi diledi ama pek azi asilanmayi arzuladi.

En iyi fikir? Iste HAYIR demek icin size araclar

Ilk kaynak: http://www.tenpennyimc.com.
Yeniden yayinlanma: http://www.vaccinationcouncil.org/2011/01/09/the-ten-reasons-to-say-no-to-vaccines/

Itiraf mi demeli!

Standard

– Dr. Hilleman’la yapilan roportaj kayitlarindan:

Merck’un asi bilimadami Dr. Maurice Hilleman asilarin icinde SV40, AIDS ve Kanser virusleri oldugunu kabul etti. Asi endustrisinin ileri gelen bilim adamlarindan Dr. Hilleman, Amerikalilara verilen asilarin losemi ve kanser virusleri tasidigini kabul etti. Ayni kayitta bu aciklamaya karsilik diger bilimadami arkadaslari buna cok gulup bu aciklamanin cok eglenceli oldugunu soylediler. Sonra bu asilarin ilk Rus atletler ustunde denenemelerini oneren bu bilim adamlari (ki Dr. Hilleman’in sozlerinin dogrulugunu biliyorlardi) boylece Rus atletler tumorle dolu olacaklardi ve bu da olimpiyatlarda Amerikanin basari kazanmasina yardim edecekti.

Yukardaki sozler bir komplo teorisi degil. Dr. Hilleman’in sozlerinin kayit altina alindigini bilmeden yaptigi konusmalardan alinti. Bilimadamlari arasindaki olagan bir konusma.

* Dr. Hilleman maymun bobreginden asi gelistirirken cok fazla yabani virusler karsilasiyor. Bunun uzerine hayvanat bahcesine gidip soruyor. Getirdigimiz yol ustunde maymunlar pek cok virus kapiyor, ne yapacagim? Bunun uzerine Bati Afrika’dan Afrika yesili maymunu getirmesini oneriyorlar. Ve oyle yapiyor. Geri plandan sesler geliyor, demek bu maymunlarla Amerika’ya AIDS’i sen tasimissin diyorlar, ve gulusuyorlar!

* Dr. Hilleman, Dr. Sabin’in gelistirdigi asiyi test ediyor ve icinde SV40 virusunu buluyor.

* Dr. Hilleman Dr Sabin’e senin asinin icindeki virusler kansere yol aciyor bunu aciklayacagim diyor ve tabii ki Sabin kiziyor. Sabin’in asisini hamsterlara ve maymunlara yapiyorlar, 3-4 hafta sonra hamsterlarda tumorler patlamaya basliyor.

Roportajin sesli kayitini burdan dinleyebilirsiniz:
http://naturalnews.tv/v.asp?v=13EAAF22CDA367BB3C2F94D2CD90EF7B

Kaynak: http://www.naturalnews.com/033584_Dr_Maurice_Hilleman_SV40.html